Organik gıdanın farkı yok mu?

Mehveş Evin:

1339241790-mehves

 

 

 


Stanford Üniversitesi’nin yayımladığı araştırma, basında ‘Organik gıdanın farkı yokmuş‘ başlıklarıyla verildi. Organik gıdaya kafadan gıcık olanlar ve endüstriyel tarımı savunanlar, buna pek sevinmiş olmalı… Neticede araştırma, piyasada daha pahalıya satılan organik ürünün, geleneksel yöntemlerle, hatta ilaçlama yapılarak elde edilen ürünlerin vitamin değerinden fazlasını içermediğini ilan ediyor.

Stanford araştırmacıları, binlercesi arasından analize uygun buldukları 237 tanesini seçmiş. Bunun çok azı, organik ve organik olmayan gıdayla kısa vadeli beslenen insanlar üzerine yapılmış. Çoğunluğuysa sebze, meyve, et, süt gibi ürünlerin besin değerlerinin karşılaştırması. Ancak organik ve organik olmayanla beslenen insanların sağlığını karşılaştıran uzun vadeli bir araştırma yok.

Tüm bu verileri analiz eden ekip, gelenekselle organik yöntemle yetiştirilen ürünlerin mineral ve vitamin seviyesi arasında kaydadeğer bir besin farkı görememiş. Kaldı ki araştırmanın ‘zayıf yönü’nün, farklı test yöntemleriyle yapılan araştırmaların karşılaştırması olduğunu bizzat söylüyorlar. Oysa gıda, bedenimize sağladığı vitamin ve mineral değerinden ibaret değil. Endüstriyel gıda, yapay renklendiriciler, koruyucular, büyüme hormonları, antibiyotikler, tarımsal ilaçlar, böcek ilaçlarının da bedenimize girmesinin de aracı.

Organik terimi, genel anlamda bütün bunlardan arındırılarak üretilen tarımsal ürünler demek. Ancak Stanford araştırmasında antibiyotik, büyüme hormonu, yapay reklendirici, petrokimyasallarla vs. ile ilgili bir değerlendirme göremiyoruz

National Geographic Türkiye editörü ve Buğday Derneği gönüllüsü Oya Ayman, ‘organik-konvansiyonel gıda’ tartışmasında başka bir konuya dikkat çekiyor: “ABD’de organikte de kullanılan tohumların birçoğu hibrid. Türkiye’de de hibrid tohumlar giderek artıyor ne yazık ki. Ama organik tarımda yerli tohum kullananlar çok daha fazla… Besin değerinin en önemli etkeni yerel/atalık tohumlar. Küçük çiftçi, tarımı, biyolojik çeşitliliği, atalık tohumları koruyor. Endüstriyel, monokültür tarım, tek tip, GDO’lu (Türkiye’de yasak olsa da araştırmanın yapıldığı ABD’de kullanılıyor) veya hibrid tohum kullanarak bu çeşitliliği yok ediyor.”

Sonuçta organik veya endüstriyel tarımla üretilen gıda arasında tüketici olarak karar vermek, tamamen bize kalmış. Şahsen ilaçsız, hormonsuz, doğal yöntemle yetiştirilmiş bir ürüne ulaşma ve tüketme şansım varsa, tabii ki onu tercih ederim… Niye gıdanın ilaçlısını alayım?

Mevcut: Kaynak Haberin Devamı İçin Tıklayınız…
Stockings porn