Tüketmeyelim de ölelim mi?

Mehveş EVİN:

1339241790-mehves

 

 

 


Bir yandan daha fazla enerjiye ihtiyacımız var önyargısı, diğer yandan sonsuz olmayan doğal kaynakları tüketme yarışı…

Bugün dünyanın karşı karşıya kaldığı en önemli sorunlardan biri, küresel iklim değişikliği… Sadece çevresel değil, ekonomik, sosyal ve siyasal sonuçları pek çoğumuzun hayal gücünü zorlayacak denli kritik. İyi de alternatif ne? Tüketmeyelim, enerji üretmeyelim de Orta Çağ’a mı dönelim? dediğinizi duyar gibiyim.

İliklerimize kadar işlemiş bu endişe, bilgisizlikten kaynaklanıyor. Zira küresel iklim değişikliğinin en büyük sorumlusu olan fosil yakıtları, yani petrol, kömür ve gaz bağımlılığını, 2040’a kadar yüzde 70 azaltmak pekala mümkün. Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) geçen hafta Yenilenebilir Enerji ve Türkiye Raporu’nu yayınladı. Buna göre;

* Türkiye, 2009 yılında elektriğin % 81’ini fosil yakıtlardan elde etti.

* Yenilenebilir enerjinin payı ise % 19’la sınırlı kaldı. En kötüsü, yenilenebilir enerjinin % 98’ini hidroelektrik santrallerden karşıladı. Bildiğiniz gibi HES’ler, temiz enerji başlığı altında sunulduğu ve ülkemizde son derecede yanlış yönetildiği için doğaya ve insana büyük zarar veriyor.

* Rapora göre Türkiye’nin fosil yakıtlara, hidroelektrik santrallere ve nükleere yönelik enerji stratejisini değiştirerek, güçlü ve cesaretlendirici yasal düzenlemelerle güneş ve rüzgâr enerjisi potansiyelini değerlendirmesi gerekiyor.

– Uluslararası Enerji Ajansı’na göre 2030’a kadar petrol ve gaz rezervlerindeki üretim, yüzde 40-60 oranında düşecek. Fosil yakıtlara bağlılık sürdükçe kıtlık artacak. Bu nedenle çevreye daha da büyük zararlar verilecek.

– Küresel enerji sektörü, sera gazı emisyonlarının yaklaşık üçte ikisinden sorumlu. Emisyon, tahminlerin ötesinde bir hızla artarak tehlikeli denen seviyenin üzerine çıkarak iklim değişikliğini hızlandırıyor.
Stockings porn